|
Wing Tzun, 300 yıllık bir dövüş sanatı. Çinli Budist
Rahibe Ng Mui ve sanata adını veren Yim Wing Chun tarafından
geliştirilen bu teknikle kadınlar kendilerine zarar
vermek isteyen erkekleri saf dışı bırakmaya başladı.
Bu stil, aileler ve klanlar içinde hızla gelişti. 1972
yılında ölen büyük usta Yip Man'ın öğrencisi Leung Ting'in
güncelleştirdiği bu dövüş sanatı tüm dünyaya damgasını
vurdu. Almanya, Amerika, İtalya, Yunanistan, İspanya
ve İran'da oldukça popüler. Wing Tzun'u Türkiye'ye 1987
yılında Emin Boztepe getirmiş. İki yıl önce kurduğu
Emin Boztepe Martral Arts System 35 ülkede faaliyet
gösteriyor. EBMAS organizasyonuna bağlı 25 bin öğrenci
var. Boztepe, FBA başta olmak üzere özel timlere ders
veriyor. EBMAS organizasyonuna bağlı okullarda eğitim
gören öğrenciler, Boztepe'nin gözetiminde iki ayda bir
sınava giriyor. Böyle öğrencilerin bir üst sınıfa geçip
geçemeyecekleri belli oluyor. 12 öğrenci seviyesini
atlattıktan sonra 10 aşamalı tekniker eğitimleri başlıyor.
Beşinci aşamayı geçenler pratiker oluyor. Boztepe altıncı
pratiker olarak eğitim veriyor. İstanbul, Ankara, Eskişehir,
Bursa ve Sivas'ı kapsayan 10 okulda eğitim veriliyor.
Marmara 1 bölümünün koordinatörlüğüne aday olan Cemil
Uylukçu altı yıldır Wing Tzun yapıyor. Önce Yüksel Sönmez'in
daha sonrada Emin Boztepe'nin öğrencisi olmuş. Taksim'deki
Kuzey Yıldızı ve Bakırköy'deki Namık Ekin Spor Merkezi'nde
iki yıldır eğitmenlik yapıyor.
Dört boyutlu çalışma
Wing Tzun, Yin Yang felsefesine dayanıyor. Öğrenciler
zıtlıkların uyumuna göre hareket etmeyi öğreniyor. Cemil
Uylukçu dört boyutu aynı anda kullandıklarını söylüyor.
"Bir kolumuzla yumuşak olurken, diğer kolumuzla
sert olabiliyoruz. Karate, Tekvando ya da kick- box'u
herkes yapamaz çünkü sert hareketler var. Fizik, geometri,
dinamizm ve mekanizmaya yön veren çalışmalar yapıyoruz.
Genişlik, yükseklik, derinlik ve zaman olmak üzere dört
boyut aynı anda kullanılıyor. Her kombinasyonu öğretemeyeceğimiz
için öğrencileri kendi kombinasyonlarını yaratacak düzeye
getiriyoruz. Wing Tzun'un müsabakaları olmuyor. Bizim
yaptığımız şey spor değil sanat. Daha doğrusu zanaat.
Öğrencilerimizin madalya almak gibi bir niyetleri yok.
Kimisi hobi olarak kimisi de profesyonel olmak için
yapıyor." Uylukçu, Wing Tzun'u savunma sanatından
ziyade savaş sanatı olarak tanımlıyor. "Bu tam
anlamıyla agresif defans. Önce blok sonra atak yapmıyoruz.
Savunmayla saldırı aynı anda gerçekleşiyor. Çok hızlı
bir spor. Artistik hareketler ya da havada uçmalar sadece
film setlerinde oluyor. Biz gerçek hayatta yaşıyoruz
ve gerçek dövüş beş-on saniye sürüyor. Sonuçta biz savaşçı
ya da canavar yetiştirmiyoruz. Biz önce harfleri öğretiyoruz.
Sonra kendi kelimeleriyle konuşmaya başlıyorlar."
Güven meselesi
Ayça Güner (25)
Beş aydır Wing Tzun yapıyorum. Başlangıç dersleri bittikten
sonra özel ders almaya başladım. Oldukça doğal bir spor.
Zamana ve size yapılan atağa karşı yarışıyorsunuz. Yeni
hareketler öğrendikçe kendinize olan güveniniz daha
da artıyor. Sokakta yürürken ya da herhangi bir yerde
başınıza gelebilecek bir saldırıya karşı hazırlıklı
olmayı öğreniyorsunuz.
Hedef ve sonuç
Ilgın Tetikcan (17)
Win Tzun, karate ya da Judo'ya oranla çok daha güvenilir.
10 aydır bu sporla ilgileniyorum. Kollarım kısa süre
içinde güçlendi. Daha farklı refleksler vermeye başladım.
Saldırı anında nasıl hareket etmeniz gerektiği konusunda
bilinçleniyorsunuz. Kendinizi korumayı hedeflediğiniz
için kısa sürede sonuç alabiliyorsunuz.
Zihinsel gelişim
Evren Berdici (20)
Hafta sonu derslerine katılabilmek için Adapazarı'ndan
geliyorum. Beş yıldır bu sporla iç içeyim. Gerçekçi
ve zihinsel gelişime yön veren bir spor dalı olduğuna
inanıyorum. Bu belki de bir çeşit tutku. Güç gösterisinden
ziyade zihinsel gelişime işaret ediyor. Zamanla kendinizden
çok daha güçlü birine karşı koyabilecek duruma geliyorsunuz.
|